1 Ağustos 2008 Cuma

ZİHNİ AÇMAK MÜMKÜNDÜR

ZİHNİ AÇMAK MÜMKÜNDÜR

Düşünce yapılarını , programları genişletebilmek ve zamanı geldiğinde değiştirebilmek için zihnimizi açmamız gerekir. Zihin nasıl açılır? Dünyada olan olayları duyularımız vasıtasıyla algılarız. Duyularımız bizim dünyaya açılan penceremizdir. Zihnimiz dışardan gelen verileri ancak duyular aracılığı ile anlar ve yorumlar. Beş duyumuzdan üçü diğerlerine oranla daha etkilidir. Olayları genellikle üç şekilde algılarız:
1. Duyarak kelimelere dayanarak , kulaklarımız vasıtası ile
2. Görerek resimlerle , şekillerle gözümüze aracılığı ile
3. Yaparak yaşayarak, dokunma yoluyla ;bedenimizi kullanarak

Daha önce belirtmiş olduğum gibi her insanın zihin yapısı ve programları farklı olduğu için algılama şekli de farklı olacaktır. Bazı insanlar dinleyerek öğrenirler ve kolayca akılda tutarlar , bazıları kendilerine resimle ve şekille anlatıldığı zaman daha iyi akılda tutar ve öğrenirler, bazıları ise bilfiil yaparak öğrenme konusunda daha etkindirler. Her insan bu üç algılama yolunu da kullanır. Kendi zihnimizi açmak için üç algılama yolunu da kullanmak gerekir. Bu yolları kendiniz için ,çocuğunuz için, birlikte çalıştığınız kimseler için de kullanabilirsiniz. Bir konu öğreneceğimiz zaman kendi başat öğrenme ve algılama kalıbımızı bilerek yola çıkmalıyız. Eğer duyarak algılama yönümüz güçlü ise sesli okuyarak veya dinleyerek öğrenmemizi güçlendirebiliriz. Ama diğer iki algı yolunu da zaman zaman kullanmak bizim zihin yollarımızı açacaktır.

Zihni açmanın diğer bir yolu da akıllı sorular sormaktır? Akıllı soru “bunun bir başka yolu var mıdır?” sorusudur. İki örnekle devam edelim:
1.örnek
13
yarısı kaçtır?
İlk yanıtınız 6,5 olacaktır
Ama bunun başka bir yolu var mıdır diye düşününce aklınıza neler gelir?
1 olabilir mi? Ya üç?
Ya da on, ya da üç
Niçin tek yönlü düşünesiniz ki?
Farklı kalıplarla düşündüğünüzde farklı yanıtlar bulabilirsiniz. Hayat ta böyledir.
Yaratıcı fikirler yaratıcı kişilere gökten inmez, kalıpların dışına çıkarak düşünen kimseler bu fikirleri bulup çıkarırlar.





2. örnek:
Adamın biri çayını içmeye başlarken içinde bir sinek olduğunu görür ve garsonu çağırır ve yeni bir bardak çay ister. Garson gider ve yeni bir bardak çayla geri döner. Adam çaydan bir yudum alınca yeniden garsonu çağırır ve sineği alıp aynı bardağı tekrar getirdiğini söyler. Adam bunu nasıl anlamıştır?
Bunun başka bir yolu olmalıdır diye düşünürsek ve olayın görmediğimiz bir yanı olduğunu düşünerek adamın bunu nasıl anladığını bulabiliriz.
Bilmediğimiz ama düşünerek bulabileceğimiz konu adamın çayı ilk aldığında içine şeker koyduğu karıştırdığı ve ikinci alışında da alıp şeker attığı ve karıştırdığıdır. Bu halde adam çayın içindeki şeker miktarı nedeniyle sineğin çıkartılıp bardağın geri getirildiğini anlamıştır


Zihnin açılması ve sağlıklı çalışması için bir başka yol bedenin sağlıklı olmasıdır. Sağlıklı beslenme ve düzenli hareket beynimizin iyi çalışmasını neden olacaktır. Burada değinilecek önemli noktalardan biri de zihinle beden arasında doğrudan bir bağlantı olmasıdır. Gergin bir fiziksel durum gergin bir zihinsel durum yaratacaktır. Gergin bir zihinsel durum da bedenimizi tetikleyecek ve bizi fiziksel zorluklara maruz bırakacaktır. Öte yandan gergin insanların zihinsel yetenekleri kısıtlanacaktır. Zihnimizin iyi çalışması için kaslarımzı ve bedenimizi zaman zaman gevşetmek ve rahatlatmak geçerli bir yöntemdir. Sürekli bir koşuşturma içinde bulunmak bir randevudan bir randevuya yetişmek zorunda olmak , sürekli meşgul olmak, insanın çok iş yapıyor hissine kapılmasına neden olabilir ama gerçekte bu hiçbir şeye yetişememe sendromu zihni kitlemeye ve çözümü zor durumlara akmaya doğru giden üzücü bir yoldur. Çünkü sinirler yıpranır, beden gücü azalır ve bu içinden çıkılmayak bir çevrim olarak karşımıza çıkar. Bu nedenle kendini dinlemek , nefes egzersizleri veya meditasyon yolu ile gevşemek ve rahatlamak düşünce kanallarımızı açacaktır.
Zihni açmanın bir yolu daha vardır . Bu da ileriki bölümlerde ayrıntılı olarak işleyeceğimiz hedeflerdir. Eğer kendimize bir hedef koyduysak zihnimizin içinde hareket başlar , dallar biribirleriyle temasa geçerler ve bizim hedefimize varmamız için gerekli olan fikirler milyarlarca hücrenin trilyonlarca bağlantsı sayesinde ortaya çıkarlar. Bu dışarıdan gelen bir mucize değil doğrudan bizim zihnimizin çalışması sonucu olur. Tersini düşünecek olursak yani hedef koymazsak düşünce dalları teması olmaz ve yeni fikirler aklınıza gelmez.

Hiç yorum yok: